Önİzleme: Valencia – FC Bayern Munich (25.11.25)

Önİzleme: Valencia – FC Bayern Munich (25.11.25)

25 Kasım 2025 Kapalı Yazar: baskethaber basket

Euroleague 13. hafta mücadelesinde Valencia Salı günü saat 22:30’da FC Bayern Munich ile karşılaşacak.

Roig Arena’da oynanacak ve her zaman olduğu gibi S Sport ekranlarında yayınlanacak karşılaşma öncesinde gelin takımların son durumlarına birlikte göz atalım, keyifli okumalar.

🟠 Valencia – Geniş Rotasyon, Yüksek Tempo ve Beklentilerin Üzerinde Bir Başlangıç

Valencia, sezonun en kritik galibiyetlerinden birini geçtiğimiz hafta Kızıl Yıldız karşısında 76-73’lük zor bir maç sonunda alarak derecesini 7–5’e yükseltti. Bu sonuç, özellikle sezonun ilk üç haftasında iki ana arka alan lideri Jean Montero ve Brancou Badio’dan yoksunken elde edilmiş olması nedeniyle çok daha değerli. O süreçte rotasyonda daha fazla sorumluluk alan Omari Moore ve genç guard Sergio De Larrea dikkat çekmişti. Moore hala düzenli katkı vermeye devam ederken, De Larrea’nın rotasyondan düşmesi Pedro Martínez’in tercihleri arasında en çok tartışılan noktalardan biri.

Valencia’nın yaz döneminde yaptığı hamlelerden en çok ses getireni, Unicaja’dan yüksek bir buyout ödenerek transfer edilen Kameron Taylor olmuştu. Bu transfer ilk anda riskli görünse de Taylor’ın hem savunmada hem de geçiş hücumlarında Valencia’nın eksik olan agresiflik seviyesini yukarı çektiği çok açık. Takımın yerli oyuncularından Jaime Pradilla ve özellikle Kızıl Yıldız maçının anahtar ismi olan Josep Puerto da ciddi gelişim gösteriyor ve Valencia’nın geniş rotasyon yapısına büyük güç katıyor.

Pedro Martínez’in oynattığı basketbolun temelinde yüksek tempo, sürekli top hareketi ve yüksek pozisyon adedi bulunuyor. Ancak bu yapı rakip tarafından yavaşlatıldığında Valencia’nın verimliliği hızlı biçimde düşüyor. Kızıl Yıldız maçının ikinci yarısı bunun net göstergesiydi: Valencia ilk devrede temponun hâkimiydi, ikinci devrede ise tamamen yarı saha oyununun içine sıkıştı. Skor yüzünden hücumlarının dominant olduğu düşünülse de, istatistikler tam tersini söylüyor: Valencia EuroLeague’in en iyi altıncı savunmasına sahipken, hücum verimliliği açısından ligin alt sıralarında yer alıyor. Bunun sebebi, tempo nedeniyle maçlarında ortalama pozisyon sayısının diğer takamlara kıyasla çok daha yüksek olması. 88.9 sayı ortalaması aslında hücumdaki verimlilikten çok maç başına pozisyon sayısını yansıtıyor.

🔴 Bayern – Kaos, Eksikler ve Hücum Düzeninde Çöküş

Bayern cephesinde ise tablo çok daha karanlık. Takım son üç EuroLeague maçını başantrenör Gordon Herbert’in hastalık nedeniyle yokluğunda oynadı ve bu üç maçın tamamından mağlubiyetle ayrıldı. Barcelona ve Anadolu Efes maçlarında Spencer Dinwiddie kritik anlarda kaçırdığı serbest atışlar ve potansiyel maç kazandıracak şutlarla “talihsiz” bir rol üstlenmişti; ancak Baskonia maçında yenilgi tamamen yapısal problemlerden kaynaklandı. 26-14’lük ilk çeyrek üstünlüğüne rağmen sonraki 30 dakikada tamamen dağılan Bayern, 95-73’lük ağır yenilgiyle parkeye gömüldü.

Geçen sezon Carsen Edwards’ın liderliğindeki yüksek tempolu hücum düzeni, bu sezon yerini EuroLeague’in en kötü beş hücumundan birine bırakmış durumda. Top paylaşımı zayıf, şut yüzdeleri dalgalı ve rotasyonda roller net değil. Dinwiddie kağıt üzerinde Bayern’in en önemli eklemesi gibi görünse de, onun varlığı takım içi hiyerarşiyi biraz karıştırmış durumda. Andreas Obst dış şutlarda hâlâ güvenilir bir opsiyon olsa da, Xavier Rathan-Mayes istikrarsız, Kamar Baldwin beklenen katkıyı veremiyor ve Vladimir Lucic bile form ritmini sürekli koruyamıyor.

Tüm bu dengesiz yapının içinde parlayan tek isim Isiaha Mike. Partizan’daki düşük rolünün çok ötesine çıkan Mike, hem savunma sertliği hem de hücumda cepten gelen skorer katkısıyla bu sezonun en değerli Bayern transferlerinden biri olduğunu kanıtladı. Fakat sorun bununla bitmiyor: Bayern sezon boyunca sakatlıklarla boğuştu ve rotasyonun hiçbir zaman tam olmadığı bu dönemde üst seviye EuroLeague takımlarına kafa tutabilecek derinliğe sahip olmadıkları iyice ortaya çıktı. Kısacası Bayern, hem kadro kalitesi hem de oyun kimliği açısından şu an için top-10 yarışının uzağında görünüyor.

🔍 Genel Değerlendirme – Tempo Savaşı ve Psikolojik Avantaj Valencia’da

Bu karşılaşma, stil çatışmasının çok belirgin olduğu bir eşleşme sunuyor. Valencia yüksek tempoya, geniş rotasyona ve sürekli koşu temposuna dayalı yapısıyla rakiplerini zorlayan bir takım. Bayern ise tam tersine ritim bulmakta, tempoyu yönetmekte ve hücumda sürdürülebilirlik yaratmakta büyük sıkıntı yaşıyor. Bu nedenle maçın kaderi büyük oranda temponun kim tarafından kontrol edileceğine bağlı olacak.

Valencia cephesinde Montero–Badio ikilisinin dönüşü, Kameron Taylor’ın iki yönlü katkısı ve yerli rotasyonunun çıkışı, onları sezon başındaki eksiklerine rağmen güçlü bir noktaya taşıdı. Bayern ise Herbert’in yokluğu, hücumdaki dağınıklık, bireysel performans dalgalanmaları ve savunma sertliğindeki düşüş nedeniyle form olarak ligin en dengesiz ekiplerinden biri.

Sonuç olarak, bu maç oyun planı, form durumu, kadro derinliği ve psikolojik eşik açısından Valencia’nın kontrol etmek isteyeceği bir karşılaşma olacak. Bayern tempoyu yavaşlatıp yarı sahaya çekemezse, ritmin tamamen Valencia lehine dönmesi oldukça olası görünüyor.