Önİzleme: Philadelphia 76ers – Orlando Magic (26.11.25)
25 Kasım 2025NBA Doğu Konferansı mücadelesinde Philadelphia 76ers Çarşamba günü saat 04:00’da Orlando Magic ile karşılaşacak. Gelin birlikte maçın öncesinde takımların son durumlarına göz atalım, keyifli okumalar.
🏠 Philadelphia 76ers – Parlak Başlangıcın Ardından Dengesiz Bir Dönem
Philadelphia 76ers sezonun ilk günlerinde adeta küllerinden doğmuş gibiydi. Geçen sezonun hayal kırıklığını üzerinden atamamış olmaları beklenirken, üst üste Boston – Charlotte – Orlando – Washington galibiyetleriyle lige giriş yaptılar ve tüm basketbol kamuoyunda olumlu bir hava yarattılar. Ancak o dönemin sürdürülebilir olmadığı kısa sürede ortaya çıktı. Sadece skor anlamında değil, oyun kalitesinde de belirgin bir düşüş yaşandı. Maç sonu organizasyonları zayıfladı, kritik anlarda yapılan hatalar arttı ve özellikle Detroit’e kaybettikleri karşılaşma, takımın kırılgan yapısının belirgin bir göstergesi oldu.
Bugün gelinen noktada Philadelphia, kağıt üzerinde fena görünmeyen 9–7’lik derecesine rağmen, sezonun başındaki ritmini tamamen kaybetmiş durumda. Son beş maçlarında iki galibiyet almalarına rağmen bu iki galibiyetin de Clippers ve Bucks karşısında son saniyelerde geldiğini belirtmek gerekiyor. Özellikle Bucks maçı, uzatmaya taşınan ve kazanmak için neredeyse tüm enerjilerini harcadıkları zorlayıcı bir karşılaşmaydı.
Miami karşısındaki maç ise, mevcut sıkıntıların yeniden gün yüzüne çıktığı bir örnek oldu. 76ers maça savunmada ve tempoda çok düşük bir enerjiyle başladı; Heat hemen her set hücumunda doğru açıyı buldu, geçiş hücumlarında kolay sayılar buldu ve ilk çeyrekten itibaren maçın kontrolünü tamamen ele geçirdi. Tyrese Maxey yine olağanüstü bir bireysel performansla (27 sayı, 6 asist) takımını uzun süre ayakta tuttu ancak takımın genel olarak ivme yakalamasına yetmedi.
Maxey’nin sezondaki genel ortalaması olan 33 sayı – 7.8 asist, MVP tartışmalarında adının geçmesine yetecek düzeyde. Fakat oyuncunun bu kadar büyük bir yükü tek başına çekmesi sürdürülebilir değil. Miami karşılaşmasında Andre Drummond’ın 14 sayı – 24 ribaund’luk performansı, pivot hattında hala elit bir enerji kaynağı olduğunu gösterse de, Philadelphia’nın hücum düzeni ve savunma konsantrasyonu açısından çözüme ihtiyacı olduğu çok açık.
🚀 Orlando Magic – Yavaş Başlangıçtan Sonra Gelen Dengeli Yükseliş
Orlando Magic sezonun ilk haftalarında dalgalı bir süreç geçirdi. Açılış maçında Miami’yi mağlup etmelerine rağmen dört maçlık bir mağlubiyet serisi, takımı erken dönemde baskı altına almıştı. Buna rağmen, bu negatif döneme verdikleri cevap oldukça olumluydu. Orta vadede toparlanan Magic, sonraki sekiz maçın altısını kazanarak kendine güveni yeniden inşa etti ve oyun kimliği daha net bir takıma dönüştü.
Bu pozitif sürecin en dikkat çekici kısmı, iç sahada sergiledikleri yüksek tempolu ve dengeli hücum performansıydı. Warriors – Clippers – Knicks üçlüsüne karşı alınan galibiyetlerde ortalama +16 sayı farkıyla oynadılar; bu, özellikle genç rotasyona sahip bir takım için önemli bir özgüven göstergesi. Bu serinin ardından Boston deplasmanına çıktılar ve hücumda fena iş çıkarmamalarına rağmen savunmada ciddi zaaflar göstererek 138–129 ile kaybettiler.
Boston karşılaşmasının belirleyici noktası ikinci çeyrekti. Celtics’in 12 dakikada 48 sayı üretmesi, Magic’in savunma düzeninin dağılmasına ve geri kalan bölümde maçın sürekli fark kapatma mücadelesine dönüşmesine neden oldu. Buna rağmen bench biriminden gelen enerji kayda değerdi. Jett Howard’ın 30 sayı – 7 ribaund’luk patlaması, genç oyuncunun bu sezonki en iyi performansı olarak kayda geçti. Desmond Bane’in 18 sayı – 5 asistlik katkısı da Magic’in skor dağılımındaki genişliği işaret ediyor.
Magic, özellikle son haftalarda hücumda daha özgüvenli, daha hızlı karar veren bir takım görüntüsü çiziyor. Savunmada ise hâlâ iniş çıkışlar mevcut ancak rakiplerini yıpratacak bir fiziksel kapasiteye ve tempoya sahip oldukları da bir gerçek.
🔍 Genel Değerlendirme – Form ve Güven Açısından Bariz Bir Ayrışma
Bu karşılaşmaya gelirken iki takım arasında momentum, özgüven ve oyun sürekliliği açısından ciddi bir fark olduğu görülüyor. Philadelphia, sezona iyi başlamış olsa da son birkaç haftada tamamen Maxey’nin bireysel parlaklığına bağımlı hale gelmiş durumda. Hücumda topun akmadığı sekanslar, savunmada sertlik eksikliği ve ritimsizlik, özellikle güçlü hücum takımlarına karşı sorun yaratıyor.
Orlando ise sezonun başındaki dalgalanmanın ardından toparlamış, belli bir oyun standardı yakalamış ve genç oyuncularının çıkışlarıyla daha enerjik görünen bir takım kimliği sergiliyor. Jett Howard ve Desmond Bane gibi tamamlayıcıların katkıları, Magic’in çok yönlülüğünü artırıyor. Savunmadaki bazı zaaflarına rağmen takımın genel ritmi yükselişte.
Kağıt üzerinde Philadelphia’nın yıldız gücü daha yüksek görünse de, mevcut form grafiği ve oyun düzeni baz alındığında Orlando Magic’in bu maça daha dengeli ve moralli girdiğini söylemek mümkün. Philadelphia için anahtar faktör Maxey’nin olağanüstü performansını takımın geneline yayabilmek; Orlando için ise tempoyu kontrol etmek ve savunma disiplininden kopmamak olacak.

