Önİzleme: Portland Trail Blazers – Oklahoma City Thunder (01.12.25)
1 Aralık 2025NBA Batı Konferansı mücadelesinde Portland Trail Blazers 1 Aralık Pazartesi günü saat 02:00’da Oklahoma City Thunder ile karşılaçacak. Gelin bu zorlu karşılaşma öncesinde takımların durumlarını birlikte mercek altına alalım, keyifli okumalar.
🏠 Portland Trail Blazers: İyi Başlangıçtan Sonra Düşen Ritm
Portland Trail Blazers sezona beklentilerin çok üzerinde bir giriş yapmış olsa da, ilerleyen haftalarda aynı ivmeyi sürdüremedi. İlk altı maçta dört galibiyet alarak hücumda oldukça akıcı, özgüvenli ve ritimli görünen Portland, bu pozitif tabloyu sezon geneline yaymakta zorlandı. Özellikle sonraki 13 maçta dokuz yenilgi almaları, istikrar sorununu ve kritik anlarda yapılan hataları gözler önüne serdi. Son sekiz maçta sadece iki galibiyet çıkarabilmiş olmaları, hem kadro derinliğinin hem de hücum setlerinin belirli anlarda yetersiz kaldığını gösteriyor. Buna rağmen Dallas Mavericks ve Chicago Bulls karşısında son saniyede kaybedilen maçlar, aslında takımın rekabet gücünün sürdüğünü de ortaya koyuyor.
Portland cephesinde son dört maçlık süreç, takımın kalitesine dair önemli ipuçları verdi. Milwaukee Bucks deplasmanında alınan değerli galibiyet, kadronun potansiyelini gösterirken, hemen ardından San Antonio Spurs karşısında yaşanan 102–115’lik mağlubiyet yeniden soru işaretlerini artırdı. Üstelik Spurs maçında uzun süre önde olmalarına rağmen son çeyrekte sadece 16 sayı üretebilmiş olmaları, hücum istikrarının ne kadar kırılgan olduğunun somut bir kanıtıydı. Buna karşın Deni Avdija’nın 37 sayı, 8 asist ve 6 ribaundluk muazzam performansı takım için büyük moral kaynağı oldu. Ancak Avdija’nın bireysel katkısının takım oyunuyla desteklenmemesi, bu karşılaşmada olduğu gibi Portland’ın sezon genelinde yaşadığı temel sorunlardan biri olarak öne çıkıyor.
🚀 Oklahoma City Thunder: Tarih Yazmaya Devam Eden Bir Makine
NBA tarihinde çok az takım Oklahoma City Thunder’ın şu anda sergilediği kadar baskın bir performans ortaya koyabildi. Hem hücumda hem savunmada ortaya çıkan bu olağanüstü kolektif güç, onları sezonun ilk 20 maçında yalnızca bir kez kaybeden bir makineye dönüştürdü. İlginç olan ise bu tek yenilginin Portland karşısında gelmiş olması. Yine de 19–1’lik dereceleriyle NBA tarihine geçen beşinci takım olarak listeye adlarını yazdırmaları, sezonun en etkileyici hikâyelerinden biri. Rakiplerine toplam 317 sayı fark atmaları ise bu süreçte NBA tarihinin en iyi farkı olarak ayrı bir anlam taşıyor.
Maç öncesine 11 maçlık bir galibiyet serisiyle gelen Thunder, genellikle rakiplerini rahat geçerek form durumunu en üst seviyede sürdürüyor. Ancak son maç olan Phoenix Suns karşılaşması, bu üstünlüğün zaman zaman zorlanabileceğini de gösterdi. Yine de ikinci çeyrekten itibaren oyunun kontrolünü ele alan ve üçüncü çeyrekte farkı çift hanelere taşıyan Thunder, kritik anlarda hata yapmayarak galibiyeti 123–119 ile almayı bildi. Shai Gilgeous-Alexander’ın 37 sayı ve 8 asistle ortaya koyduğu MVP seviyesindeki performans, takımın ritmini belirleyen en önemli unsur olmaya devam ediyor. Chet Holmgren’in 23 sayı ve 8 ribaundluk katkısı ise özellikle savunma ve transition hücumlarında Thunder’ın esnekliğini artıran bir diğer faktörü temsil ediyor.
🔎 Genel Değerlendirme: Farklı Formda İki Takımın Çarpışması
Bu karşılaşma, sezonun farklı dönemlerinden geçen iki takımın birbirine nasıl reaksiyon vereceğini görmek açısından oldukça ilgi çekici olacak. Portland Trail Blazers, sezonun ilk bölümündeki o enerjik ve akıcı hücum kimliğini geri kazanmak için çabalarken, son haftalardaki dalgalı performansları özellikle maç sonlarını oynama konusunda ciddi soru işaretleri yaratmış durumda. Deni Avdija’nın formu ve takımın zaman zaman gösterdiği direnç önemli artılar olsa da, hücumda istikrarsızlık ve savunmada bireysel hatalar onları sık sık geri düşürüyor. Özellikle son çeyreklerde yaşanan üretim sorunları, bu maçta da belirleyici bir kırılganlık unsuru olabilir.
Oklahoma City Thunder cephesinde ise her şey tıkır tıkır işliyor. Kolektif savunma anlayışı, hızlı karar alabilen hücum yapısı ve yıldız oyuncuların yüksek verimliliği onları ligin en tehlikeli takımlarından biri yapıyor. Shai Gilgeous-Alexander’ın liderliği, Chet Holmgren’in iki yönlü oyunu ve rol oyuncularının doğru yerleşimlerle katkı vermesi sezonun bu bölümünde olağanüstü bir baskınlık oluşturmuş durumda. Ayrıca Portland’a karşı sezonun tek mağlubiyetini yaşamış olmaları, bu maça ekstra konsantrasyon getirecek önemli bir motivasyon unsuru olabilir.
Sonuç olarak, formda olan ve ligde tarih yazan bir Thunder ile çıkış arayan ancak istikrarsız Portland’ın karşılaşması ritim, tempo ve mental dayanıklılık üzerinden şekillenecek. Portland’ın bu mücadelede ayakta kalabilmesi için son çeyreklerdeki üretim problemlerini çözmesi, Thunder’ın ise kendi tempolarını koruması bu maçın kaderini belirleyecek temel unsurlar olacak.

