İDDİA: Fenerbahçe, Dünya Kupası’nda Parlayan Zagars’ı Kaptı! (Analiz)

İDDİA: Fenerbahçe, Dünya Kupası’nda Parlayan Zagars’ı Kaptı! (Analiz)

11 Eylül 2023 Kapalı Yazar: baskethaber basket

Turkish Airlines Euroleague temsilcilerimizden Fenerbahçe Beko beklendiği üzere guard rotasyonuna takviye yapıyor.

Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi finalisti Fenerbahçe Beko, aslında Calathes’e yeni sezon planlarında yer almadığını iletmişti ancak onun takımdan ayrılmasıyla ilgili bir gelişme olmamıştı. Ardından yeni transflerden Neto’nun da Dünya Kupası’nda sakatlanması ve sezonu kapatması işleri karıştırdı.

Bu noktada sarı lacivertliler önemli bir hamleye imza attılar ve Eurohoops’un haberine göre Dünya Kupası’nda Letonya ile tam anlamıyla yıldızı parlayan ve halihazırda takımı bulunmayan Arturs Zagars ile anlaştılar. Ancak ilginç olan genç yıldızın sezonun en azından ilk bölümünü, belki de tamamını, Litvanya ekibi BC Wolves’da kiralık olarak geçirecek olması…

23 yaşında olan 1.90 metre boyundaki Zagars, Dünya Kupası’nda 14.2 sayı, 2.3 ribaund, 6.0 asist ortalamalarıyla mücadele etmişti. Letonya çeyrek finalde Almanya karşısında 81-79 kaybederken 32 dakika süre alıp 24 sayı, 8 asist, 2 ribaund ile takımını ayakta tutan isimdi.

OYUNCU ANALİZİ:

Tarihinde ilk kez katıldığı turnuvayı 5. olarak tamamlayan Letonya’nın sergilediği müthiş basketbolun tadı adeta damağımızda kaldı! Koç Banchi yönetiminde sergilediğikleri, akıcı, hareketli ve yüksek verimli hücum basketbolu sayesinde yeni bir yıldız doğdu. Aslında altyapılarda yüksek potansiyelli bir oyuncu olduğunu göstermişti ancak A takım seviyesinde yaşadığı sakatlıklar Baladana’da kendisini yeteri kadar göstermesine engel oldu. Ama geç kalmış değil, sadece 23 yaşında ve Dünya Kupası’nda kendisini herkese kanıtlayan bir performans sergiledi. Beşincilik maçında Litvanya karşısında tam 17 asiste imza atarak Kukoc’un (1994 – 15 asist) rekorunu kırdı ve adını tarih kitaplarına da yazdırdı!

Zagars her ne kadar önceliği organizasyon olan bir oyun kurucu olsa da dribbling üstünden birden fazla opsiyonla skor üretebilen, yüksek potansiyelli bir hücum silahı. Sürati, deliciliği, elit top tekniği sayesinde potaya direkt atak etmeyi seviyor, teması almaktan da çekinmiyor. Sağlam ve dengeli bir oyuncu, göründüğünden çok daha iyi bir atlet ve bu artılarını her penetresinde hissedebiliyorsunuz. Sadece potaya ataklarıyla değil, hem dribbling üstünden hem de ceza atışlarında ne kadar etkili bir üçlükçü olduğunu da gösterdi turnuvada. Bitirici olarak artılarının yanı sıra başta söylediğim gibi zaten çok iyi bir oyun kurucu. İkili oyunlarda tam bir maestro. Devrilen uzunu net ve sert paslarla beslediği gibi penetre sonrası orta mesafeden dışarı çıkardığı toplarla da şutörleri beslemeyi biliyor. Saha görüşü ve pasör özellikleri Euroleague seviyesinde diyebiliriz rahatlıkla. Sadece yarı saha basketbolunda değil, tam sahada takım koşarken ve özellikle geçiş hücumlarında da müthiş bir organizatör.

Gelelim geliştirmesi gereken noktalara. Her ne kadar turnuvada dış şutlar konusunda iyi sinyaller vermiş olsa da kısa kariyeri boyunca bu alanda istikrarlı bir isim olmadı. Bu şut performansının sürdürülebilir olduğunu kanıtlaması gerekiyor kulüp seviyesinde de. Bir diğer eksisi ise serbest atışlar… Çemberi gitmeyi seven ve bolca temas alan bir guard olarak çizgiye de paralel şekidle çok gidiyor ama yüzdesi düşük; Dünya Kupası’nda da sadece yüzde 62.5 ile serbest atış isabeti bulabildi! Savunma tarafında zaman zaman konsantrasyon sorunu yaşayabiliyor. Özellikle topsuz adam takibi konusunda kendisini geliştirmesi gerekiyor. Ayrıca güçlü guardlara karşı ya da adam değişmelerde diğer pozisyondaki oyunculara karşı alçak postta çabuk yenilebiliyor.

İlk kez katıldığı Dünya Kupası’nda Porzingis, Strelnieks, Dairis Bertans gibi yıldızlarından yoksun olan Letonya bir peri masalı yazıp çeyrek finale kadar çıkabildiyse bunun mimarlarından biri de kuşkusuz Zagars oldu. Kariyerinin başında istediğini alamayan, sakatlıkların da canını sıktığı bir isim olarak burada kendisine koç Banchi’nin verdiği şansı çok iyi kulandı, kalitesini gösterdi. Euroleague’de rahatlıkla bir takımın 2. oyun kurucusu olacak şekilde kontrat hakettiğini söyleyebiliriz. Aslında Neto’nun sakatlanması ve Calathes’in planlarda yer almaması ile beraber temsilcimizde çok daha fazla dakika alabilecek durumda, ona ihtiyaç var net olarak. Bu transfer için her ne kadar Fenerbahçe yönetimini alkışlıyor olsam da sezonun ilk kısmında onu kiralık olarak göndermek konusunda da bir o kadar eleştiririm. Umarım bu kararı değiştirip onu direkt olarak sahaya sürüp kullanmaya başlarlar.