Maç Önİzlemesi: Trabzonspor – Bursaspor (11.10.25)
11 Ekim 2025Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi 3. hafta mücadelesinde Trabzonspor, Hayri Gür Spor Salonu’nda Bursaspor ile karşılaşacak.
11 Ekim Cumartesi günü saat 13:00’da başlayacak ve her zamanki gibi beIN Sports 5 ekranlarında canlı olarak yayınlanacak karşılaşma öncesinde gelin takımların durumlarına birlikte göz atalım, keyifli okumalar.
🔵 Trabzonspor: Süper Lig’e Müthiş Giriş ve Oturan Takım Kimliği
Uzun yıllar sonra Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’ne dönen Trabzonspor, ilk iki haftadaki performansıyla ligde kalmakla yetinmeyeceğini, üst sıralar için de iddialı olabileceğini gösterdi. Ligin ilk haftasında Büyükçekmece’yi iç sahada rahat bir şekilde mağlup eden bordo-mavili ekip, ikinci haftada ise beklentilerin üzerinde bir galibiyet alarak yüksek hedeflerle sezona başlayan Esenler Erokspor’u deplasmanda yendi. 2-0’lık başlangıç, yeni kurulmuş bir takım için sadece iyi bir skor tablosu değil, aynı zamanda güven tazeleyen bir mesaj anlamına geliyor.
Takım kadrosunda, geçtiğimiz sezonki şampiyonluk yolundan bazı isimlerle yollar ayrıldı, ancak yeni transferlerin hızlı uyumu dikkat çekti. En büyük ekleme kuşkusuz, geçen sezonun sayı kralı olan Marquise Reed oldu. Reed, Tofaş’taki dominant performansını Trabzonspor formasıyla da sürdürüyor. Sadece skor katkısı değil, top yönlendirme ve birebir oyunlarda yarattığı tehdit de takımın hücum düzeninin merkezine yerleşmiş durumda. Reed’in etrafında şekillenen sistem, yüksek tempolu, top çevirme oranı yüksek bir yapıya dönüştü.
Trabzonspor’un sezona damgasını vuran diğer yönü ise savunma disiplini. İlk iki maçta 21 top çalma başarısı, rakiplerine kurdukları baskının kanıtı niteliğinde. Savunmadaki bu agresiflik, hızlı hücumlara dönüşerek kolay sayılara imkan tanıyor. Bu strateji, özellikle ligin üst sıralarına oynamayı hedefleyen takımlar karşısında çok değerli olacak. Ayrıca yerli oyunculardan İsmail Cem Ulusoy ve Ege Arar’ın savunmadaki katkıları, rotasyonu dengeliyor. Koç Ernak’ın bu kolektif yaklaşımı, takım kimyasını kısa sürede oturtmalarını sağladı.
🟢 Bursaspor: Avrupa Yorgunluğu ve Hücumda Düşen Verimlilik
Geçtiğimiz sezonu Süper Lig’de 9. sırada tamamlayan Bursaspor, play-in aşamasında elense de beklentilerin üstünde bir sezon geçirmişti. Yeni sezonda ise Avrupa arenasına geri döndüler; Basketbol Şampiyonlar Ligi (BCL) ön eleme turnuvasında üçte üç yaparak gruplara kalmayı başardılar. Ancak bu başarı, beraberinde fikstür yoğunluğu ve fiziksel yorgunluk getirdi. Sezonun henüz başında altı resmi maç oynamaları, özellikle dar rotasyonlu bir kadro için ciddi bir sınav anlamına geliyor.
Şu anda Bursaspor, üç maçtır galibiyet yüzü göremiyor. Bu seri; Merkezefendi ve Anadolu Efes karşısında alınan Süper Lig yenilgileri ile Hapoel Holon deplasmanındaki BCL mağlubiyetini kapsıyor. Sorunun ana kaynağı ise hücumda üretkenliğin düşmesi. Takım, ligde maç başına sadece 69.5 sayı ortalamasında kalmış durumda ve üç sayılık isabet oranı %29 civarında seyrediyor. Bu düşük yüzdeler, hücum organizasyonunun henüz oturmadığını gösteriyor.
Koç Nenad Markovic, tempolu oynamak istese de takımın top paylaşımı ve karar mekanizması halen istikrarlı değil. Yeni transferler — özellikle Brandon Childress, Bryant Crawford ve Landry Nnoko — bireysel olarak kaliteli oyuncular olsalar da aralarındaki kimya henüz istenilen seviyede değil. Takımın genç oyuncularından Berk Can Akın, her geçen maç daha fazla sorumluluk alıyor; ancak onun enerjisi bile kolektif üretkenliğin düşüşünü tek başına kapatmaya yetmiyor.
Ayrıca Bursaspor’un ribaund sorunları göze çarpıyor. Özellikle savunma ribaundlarında yaşanan zaaflar, rakiplere ikinci şans sayıları veriyor. Avrupa arenasında bu sorun bir nebze kabul edilebilir olsa da, Süper Lig’deki sertlik seviyesinde affedilmiyor. Bu da savunmadaki direncin maç sonlarına doğru düşmesine neden oluyor.
⚖️ Genel Değerlendirme
Bu iki takım, sezonun farklı hedeflerine sahip olmalarına rağmen şu anda benzer bir yol ayrımında. Trabzonspor, lige yeni çıkmış bir takım olmasına karşın özgüveni ve enerjisiyle dikkat çekiyor. Koç Ernak’ın saha içinde yarattığı kolektif kimlik, onları sadece “ligde kalma mücadelesi” veren bir takım olmaktan çıkarıyor, play-off hedefine doğru yönlendiriyor. Özellikle Marquise Reed’in liderliğinde oynadıkları yüksek tempolu, baskı temelli oyun, Süper Lig’de birçok ekibi zorlayacak düzeyde.
Bursaspor ise Avrupa arenasında yer almanın bedelini erken dönemde ödüyor. Yoğun fikstür, rotasyon darlığı ve yeni transferlerin adaptasyon süreci, takımın ritmini bozmuş durumda. Ancak Markovic yönetimindeki ekip, potansiyel olarak güçlü bir çekirdeğe sahip. Childress ve Crawford’un daha etkili hale gelmesi, Nnoko’nun pota altındaki istikrarı ve genç oyuncuların katkısı arttıkça bu tablo değişebilir.
Sonuç olarak, Trabzonspor’un formda olduğu bir dönemde, Bursaspor’un yeniden kimlik arayışı dikkat çekiyor. Bordo-mavililer enerjisiyle, yeşil-beyazlılar ise potansiyelleriyle öne çıkıyor. Ancak sezonun erken bölümünde görülen bu zıt performans eğrileri, iki takımın da ilerleyen haftalarda nereye evrileceği konusunda değerli ipuçları sunuyor.


