Maç Önİzlemesi: Valencia – Hapoel Tel Aviv (15.10.25)
15 Ekim 2025Euroleague 4. hafta mücadelesinde Valencia, 15 Ekim Çarşamba günü saat 21:30’da Hapoel Tel Aviv ile karşılaşacak.
Roig Arena’da oynanacak ve her zaman olduğu gibi S Sport’da yayınlanacak karşılaşma öncesinde gelin takımların durumlarına birlikte göz atalım, keyifli okumalar.
🟠 Valencia’da Gençlik Enerjisi ve Yüksek Tempo
Ev sahibi Valencia Basket, yeni sezona harika bir başlangıç yaptı ve şu ana kadar sadece bir yenilgi aldı — o da son EuroLeague turunda Barcelona karşısında geldi. Bunun dışında tüm maçlarını kazanarak oldukça formda bir görüntü sergiliyorlar. Takımın genel oyun felsefesi, yüksek tempoya dayalı, agresif hücumlar ve hızlı geçişlerle rakibi boğmak üzerine kurulu. Bu da onlara hem enerji hem de özgüven kazandırıyor. Genç ve yetenekli oyunculardan oluşan kadro, zaman zaman tecrübe eksikliğinden dolayı hatalar yapsa da, bu hatalar şu ana kadar sonuçlara olumsuz yansımadı. Pedro Martínez yönetimindeki takım, geçen sezonki durağan yapısından sıyrılarak çok daha modern ve hücum odaklı bir sistem benimsedi.
Valencia, EuroLeague’de üç hafta sonunda maç başına 95 sayı ortalamasıyla ligin en verimli ikinci hücumu konumunda. Aynı zamanda bloklarda birinci (4 blok) ve asistlerde ikinci (22 asist) sırada yer alarak takım kimyasını ve yardımlaşma kültürünü yansıtıyor. Bu istatistikler, topu iyi paylaştıklarını ve sadece bireysel performanslara değil, kolektif yapıya dayandıklarını gösteriyor. Ancak hızlı tempolu oyun tarzı beraberinde top kayıplarını da getiriyor. Valencia şu anda top kaybı oranı en yüksek takımlardan biri, bu da genç kadronun tecrübe eksikliğinin doğal sonucu. Omari Moore, sezona damga vuran isimlerin başında geliyor. Genç guard, 16 sayı ortalamasıyla takımın skor lideri konumunda ve kritik anlarda sorumluluk almaktan çekinmiyor. Kameron Taylor takıma katıldığı günden beri iki yönlü oyunuyla büyük katkı verirken, sezonun sürpriz ismi ise Sergio De Larrea oldu. Sakatlıklar nedeniyle beklenenden fazla süre alan genç oyuncu, fırsatı çok iyi değerlendirdi ve Pedro Martínez’in rotasyonunda güven kazandı. Tüm bu başarılar, takımın hâlâ iki önemli oyuncusundan yoksun olduğu düşünüldüğünde daha da değerli hale geliyor.
🔴 Hapoel Tel Aviv’de Yüksek Bireysel Kalite Ama Zayıf Denge
Misafir ekip Hapoel Tel Aviv, sezona büyük beklentilerle girdi ve ilk haftalarda bu iddiasını destekler bir görüntü sergiledi. Ancak 3. hafta sonunda şehir derbisinde Maccabi Tel Aviv’e 90–103 mağlup olarak ilk yenilgisini aldı. Bu mağlubiyet, Hapoel’in oyun kimliğindeki eksiklikleri de gözler önüne serdi. Kadro, kağıt üzerinde oldukça güçlü — hatta bazı pozisyonlarda iki kaliteli oyuncunun rekabet ettiği bir yapı var. Fakat Dimitris Itoudis’in önündeki en büyük sınav, bu yıldız dolu rotasyonu dengelemek ve doğru kombinasyonları bulmak olacak. Her oyuncunun topa dokunmak istemesi, hücumda pas akışını kısıtlıyor. Bu nedenle Hapoel’in hücumu, takım oyunundan çok izolasyonlara dayanıyor.
Hapoel Tel Aviv şu anda maç başına 15.3 asistle EuroLeague’in en az pas yapan takımlarından biri. Bu, sistemin ne kadar bireyselliğe dayandığını açıkça gösteriyor. Takımın hücum verimliliği yüksek olsa da — EuroLeague’de üçüncü sıradalar — bu istatistik tamamen bireysel yeteneklere dayanıyor. Antonio Blakeney, sezona müthiş bir başlangıç yaptı ve şu anda 17.7 sayı ortalamasıyla takımın en skorer oyuncusu. Onun yanı sıra, Vasilije Micic beklendiği kadar dominant olmasa da formunu bulmaya başlıyor. Valencia karşısında Micic’in oyun kurucu rolünü daha fazla üstlenmesi gerekebilir, çünkü top paylaşımı konusundaki eksiklik Hapoel’in en büyük handikapı. Ayrıca takımın ribaund zafiyeti hem hücumda ikinci şans sayılarında hem de savunmada ciddi bir sorun yaratıyor. EuroLeague genelinde ribaund istatistiklerinde alt sıralarda yer almaları, sertlik düzeyinin ve iç savunmanın yetersiz kaldığını gösteriyor. Bu konuda Dan Oturu ve Chris Jones gibi oyuncuların pota altında daha fazla sorumluluk alması şart.
⚡ Genel Değerlendirme
Bu karşılaşma, yüksek tempolu hücum basketbolunun ön plana çıkacağı bir mücadeleye işaret ediyor. Valencia, gençlik enerjisiyle hızlı oynamayı seven, paylaşımcı ve ritim yakaladığında durdurulması zor bir takım. Özellikle iç sahada oynayacak olmaları, temponun kontrolünü büyük ölçüde ellerinde tutabilecekleri anlamına geliyor. Pedro Martínez’in öğrencileri top kayıplarını azaltabildiği sürece, sistemleri işlerliğini koruyor. Genç oyuncuların katkısı ve takım içi dinamizm, onları izlenmesi en keyifli EuroLeague ekiplerinden biri haline getirdi.
Öte yandan Hapoel Tel Aviv, bireysel kalite açısından Avrupa’nın en yetenekli kadrolarından birine sahip. Ancak bu yıldız yoğunluğu, kolektif oyun açısından bir kimlik bunalımı yaratmış durumda. Takım, izolasyon hücumlarına fazla yaslandığında, top akışını kaybediyor ve ritimden düşüyor. Itoudis’in planı, bu bireysel yıldız gücünü bir yapısal düzene oturtmak olmalı. Özellikle ribaund savaşında geriye düşmeleri, Valencia gibi hızlı tempoda hücum eden takımlara karşı büyük bir dezavantaj yaratıyor.
Genel tabloya bakıldığında, Valencia’nın hızlı top hareketine karşı Hapoel’in bireysel yıldız gücü bir anlamda iki farklı basketbol anlayışının çarpışmasını temsil ediyor. Valencia, tempoyu koruyup topu paylaşarak üstünlük kurmak isteyecek; Hapoel ise bireysel becerilerle fark yaratma peşinde olacak. Bu mücadele, Avrupa basketbolunun yeni jenerasyon enerjisiyle tecrübeli yıldızların karşılaşacağı taktiksel bir satranç oyunu niteliğinde olacak.


