Önİzleme: Chicago Bulls – Washington Wizards (23.11.25)

Önİzleme: Chicago Bulls – Washington Wizards (23.11.25)

23 Kasım 2025 Kapalı Yazar: baskethaber basket

NBA Doğu Konferansı mücadelesinde Chicago Bulls Pazar günü saat 04:00’da Washington Wizards ile karşılaşacak. Gelin bu mücadele öncesinde takımların son durumlarını birlikte mercek altına alalım, keyifli okumalar.

🏠 Chicago Bulls – Ateşli Başlangıçtan Düşüşe, Kopuk Ritim ve Savunma Çöküşü

Chicago Bulls sezonun ilk günlerinde ligdeki en pozitif sürprizlerden biri olarak görülüyordu. Sezonu 5’te 5 ile açan ekip, ilk yedi maçın yalnızca birini kaybetmişti. Bu dönemde enerji yüksekti, tempolu hücumlar vardı ve özellikle Josh Giddey’nin oyun yönlendirmeyi üstlenmesi takımın hücum organizasyonunu modernize etmişti. Ancak fikstür sertleştikçe Bulls’un kırılgan tarafları ortaya çıktı. Özellikle deplasman sekansı ve üst üste gelen güçlü rakipler, beş maçlık bir yenilgi serisini beraberinde getirdi. Bu süreçte hücum üretimi zayıfladı, savunma rotasyonları dağıldı ve takım ritmi kayboldu.

Denver ve Portland karşısında üst üste alınan iki deplasman galibiyeti kısa süreli de olsa bir toparlanma sinyaliydi. Nikola Vucevic’in kritik anlarda sahneye çıkması, Giddey’nin oyunu yönlendirme kapasitesinin genişlemesi ve Ayo Dosunmu’nun delici oyunuyla artan dinamizm Bulls’a nefes aldırdı. Ancak bu ivme uzun sürmedi. Miami Heat karşısındaki 107–143’lük ağır yenilgi, takımın sorunlarının ne kadar yapısal olduğunu yeniden hatırlattı. Sadece skor değil, maçın senaryosu da Bulls adına alarm vericiydi: ikinci çeyrekte tamamen dağılan savunma, bireysel eşleşme kayıpları ve hücumda üretkenlikten çok kopuk, kontrolsüz bir yapı.

Ayo Dosunmu’nun 23 sayı ile yine takımın en iyisi olması olumlu bir veri olsa da, Bulls’un bu kadar geniş farklarla geride kalması kolektif sorunların işareti. Giddey’nin 19 sayı – 11 ribaund – 9 asistle triple-double’a çok yaklaşması ise, yapısal bir değişimin değil, bireysel parlamaların takımı ayakta tuttuğunu gösteriyor. Billy Donovan’ın elinde üretken bir çekirdek var fakat savunmada çerçevenin tamamen dağılması, hücumda temposuzluğun bir anda çatlak yaratması Bulls’u maç içinde çok kırılgan hale getiriyor. Chicago iç sahada bu kadar kolay teslim olmamalıydı; bu nedenle Heat maçı, takımın sezon içi kırılma anlarından biri olarak değerlendirilebilir.

✈️ Washington Wizards – Bitmek Bilmeyen Yeniden Yapılanma Döngüsü, Parçalanmış Yapı ve Umutsuz Form

Washington Wizards cephesinde ise tablo geçmiş yıllardan farklı değil; hatta daha da karanlık. Bu sezon yönetimin plansızlığı, kadro mühendisliğindeki dağınıklık ve doğru lider oyuncunun bulunamaması aynı anda bir araya gelince sonuç 14 maçta 13 yenilgi oldu. Dallas Mavericks karşısındaki tek galibiyet sezonun ilk haftasında kaldı. O günden bu yana gelen 13 maçlık yenilgi serisi, sadece sonuçların değil, oynanan basketbolun da NBA standartlarının çok gerisinde olduğunun göstergesi.

Wizards’ın sıkıntıları sadece bireysel değil, tamamen yapısal. Hücumda yönlendirici yok, savunmada sistem yok, rotasyonda denge yok. Oyuncular doğru rollere yerleştirilemiyor, genç yeteneklere doğru platform sunulamıyor, veteren oyuncuların etkisi neredeyse hissedilmiyor. Toronto karşısındaki 140–110’luk yenilgi bunun özetiydi. Maç ilk periyotta bitti. Wizards’ın oyun planı çökmüş durumdaydı ve geri dönüş kapasitesi neredeyse sıfırdı. Bu sadece kalite eksikliği değil; mental olarak da takımın lig ortalamasının çok altında olduğunu gösteriyor.

C.J. McCollum’ın (evet, Wizards’taki kısa süreli veteran katkısı bile) 20 sayı ile takımın en skoreri olması, mevcut yapılanmanın ne kadar verimsiz olduğunu ortaya koyuyor. Takımın 140 sayı yemesi ya da sürekli çift haneli farklara teslim olması bir istisna değil, norm haline geldi. Wizards her sezon bir yeniden yapılanma deklarasyonu yapıyor; ancak her yıl daha da geriye düşüyor. Bu kadronun hücumdaki verim eksikliği (set içine sıkışma, düşük şut yüzdeleri, organizasyon problemleri) ve savunmadaki dağınıklığı sürpriz bir şekilde 137–135 kaybettikleri Pistons maçı dışında hiçbir karşılaşmada rekabetçi olamadıklarını kanıtladı.

⚖️ Genel Değerlendirme – Farklı Kriz Düzeyleri, Çarpışan Yapılar ve Maçın Kritik Dinamikleri

Bu karşılaşmanın temel hikâyesi iki formsuz takımın birbirine karşı nasıl reaksiyon vereceği üzerine kurulu. Ancak Bulls ile Wizards arasında çok önemli bir fark var: Chicago’nun düşüşü geçici ritim, Washington’ınki ise sistemik bir çöküş. Chicago kötü kaybedebilir, dağılabilir ama yetenek seviyesi, kadro kalıbı ve atletizm gücü Wizards’tan çok daha üstte. Üstelik Bulls’un hücumda Giddey–Vucevic–Dosunmu üçgeni üzerinden yarattığı üretim potansiyeli, Wizards’ın savunmasının mevcut haliyle durdurabileceği bir yapı değil.

Wizards’ın temel problemlerinden biri de reaksiyon verememeleri. Maçların çoğunda skor açıldığında geri dönüşe dair hiçbir sinyal vermiyorlar. Bulls ise kötü formuna rağmen yakın maçları kazandı, deplasmanda güçlü rakipleri yendi, en azından belirli anlarda yüksek seviyeye çıkabiliyor. Bu nedenle maçın kaderini belirleyecek unsurlar oldukça net:

  • Bulls’un tempoyu kontrol etme becerisi
  • Wizards’ın savunmada direnç gösterip gösterememesi
  • Chicago’nun üçlük ritmi (özellikle Giddey partnerli pick-and-pop alanları)
  • Wizards’ın hücumda set düzeni olmadan üretip üretemeyeceği

İki takım da form olarak aşağı yönlü çizgide olsa da, Bulls’un potansiyeli hala yukarı çıkmaya çok daha yakın. Wizards ise sezonun henüz bu aşamasında bile mental ve yapısal olarak alarm seviyesinde.

Bu karşılaşma, Bulls için toparlanma fırsatı, Wizards için ise kötü gidişatı hafifletecek bir test niteliği taşıyor.