Önİzleme: Fenerbahçe Beko – Virtus Bologna (25.11.25)

Önİzleme: Fenerbahçe Beko – Virtus Bologna (25.11.25)

25 Kasım 2025 Kapalı Yazar: baskethaber basket

Euroleague 13. hafta mücadelesinde temsilcimiz Fenerbahçe Beko Salı günü saat 20:45’de Virtus Bologna ile karşılaşacak.

Ülker Spor Salonu’nda oynanacak ve her zaman olduğu gibi S Sport ekranlarında yayınlanacak karşılaşma öncesinde gelin takımların son durumlarına birlikte göz atalım, keyifli okumalar.

🏠 Fenerbahçe – Jasikevicius Düzeninin Oturmaya Başladığı Günler

Fenerbahçe Beko, son haftalarda formunu belirgin biçimde yukarı taşıdı ve özellikle Sarunas Jasikevičius’un sistemine adaptasyonun her maçta daha net görüldüğü bir döneme girmiş durumda. Sarı-lacivertliler, tüm kulvarlarda oynadıkları son yedi karşılaşmanın tamamını kazandı, bunun dört tanesi EuroLeague’de geldi: Asvel, Maccabi Tel Aviv, Hapoel Tel Aviv ve Partizan. Özellikle Hapoel Tel Aviv karşısında alınan 74-68’lik galibiyet, ligin en iyi hücum takımını 68 sayıda tutmaları açısından sezonun en çarpıcı savunma gösterilerinden biri oldu.

Bu savunma performansının değeri, temsilcimizin EuroLeague’in en iyi savunma reytingine sahip takımı olduğu düşünüldüğünde daha iyi anlaşılıyor. 109 savunma reytingi, modern EuroLeague standartlarında olağanüstü bir değer. Üstelik hücum tarafında sezonun en verimli maçlarından biri de hemen ardından geldi: Belgrad’da Partizan’a karşı 99 sayı üreterek kazanılan karşılaşma. O maçta Nicolo Melli, Mikael Jantunen ve Tarık Biberovic’in dış atışlardaki yüksek yüzdesi, Partizan savunmasının zaaflarını cezalandırma konusunda mükemmel bir örnekti.

Bireysel performanslar cephesinde temsilcimiz Fenerbahçe’nin lideri Talen Horton-Tucker görünüyor; ancak onun zaman zaman oyunu yavaşlatan izolasyon tercihleri, Jasikevičius’un tempolu set anlayışıyla her zaman örtüşmeyebiliyor. Buna karşın Wade Baldwin’in olgunlaşmış oyun kurucu rolü, 7.2 asist ortalaması ve oyun kontrolündeki sakinliği, takımın hücum organizasyonunu ayakta tutan temel unsurlardan biri. Bununla birlikte, geçen sezon Nigel Hayes-Davis’in çok yönlü “elit seviye” etkisinin bu sezon mevcut olmadığı da bir gerçek. Ancak takım mental olarak, yapı olarak ve saha içi rol dağılımı bakımından giderek daha stabil bir noktaya ilerliyor.

✈️ Virtus Bologna – Edwards Üzerine Kurulu Düzen ve Savunma Kimliği

Virtus Bologna da rakibi gibi formda bir dönemden geçiyor. Son sekiz maçlarında altı galibiyet aldılar ve EuroLeague’de 6-6 ile 12. sıradalar. Ancak Virtus’un en çarpıcı yapısal özelliği, iç saha ve deplasman performansları arasındaki dramatik fark. PalaDozza’da Anadolu Efes ve Maccabi Tel Aviv gibi güçlü rakipleri yenmeyi başardılar; fakat Baskonia ve Barcelona deplasmanlarında varlık gösteremediler. Bu iniş-çıkış, kadro yapılarının ve hücum verimliliklerinin oynadıkları salona göre ciddi biçimde değişmesiyle ilişkili.

Virtus’un karakterini anlamak için Maccabi Tel Aviv karşısındaki 99-89’luk galibiyet yanıltıcı olabilir. Zira skorun yüksekliği, daha çok Maccabi’nin savunma hatalarının Virtus lehine açılmasıyla gerçekleşti. Dusko Ivanovic’in net bir yapı kurduğu söylenebilir: Carsen Edwards hücumun merkezinde, diğer dört oyuncu ise yoğun savunma performansıyla düzeni tamamlıyor. Edwards’ın 18.3 sayı ve %38 üçlük ortalamaları etkileyici olsa da, takımın hücumunun neredeyse tamamen onun sırtına binmiş olması kritik bir dezavantaj yaratıyor. Baskonia deplasmanında yaşanan mağlubiyet bunun en net örneği—Edwards fazla zorlama şutlara yöneldiğinde Virtus’un hücumu tamamen tıkanıyor.

Edwards’ın ardından sadece Matt Morgan’ın çift haneli skor üretmesi, Virtus’un hücum çeşitliliği eksikliğini ortaya koyuyor. Derrick Alston Jr.’ın zaman zaman öne çıkması önemli olsa da, istikrarsızlık devam ettiği sürece Virtus’un en üst seviye rakiplere karşı düzenli olarak aynı hücum verimini göstermesi oldukça güç. Ivanovic’in savunma temelli yaklaşımı ne kadar disiplinli olursa olsun, hücumda Edwards dışındaki üreticilerin sınırlı kalması, Virtus’un tavanını ciddi biçimde aşağı çekiyor.

🔍 Genel Değerlendirme – İki Farklı Yapı, İki Farklı Kimlik ve Temponun Belirleyici Rolü

Bu karşılaşmada iki farklı basketbol kimliğinin çarpışmasını izleyeceğiz:

  • Fenerbahçe’nin IQ ve disiplin temelli yarı saha düzeni,
  • Virtus’un Edwards merkezli, savunmadan hücuma geçişi hedefleyen yapısı.

Maçın kırılacağı olası üç ana eksen:

1️⃣ Savunma Disiplini – Çizgisini Bozmayan Kazanır

Temsilcimiz, EuroLeague’in en iyi savunmasına sahip ve Virtus’un sınırlı hücum silahları düşünüldüğünde sarı-lacivertliler bu alanda net avantaja sahip. Virtus, Edwards dışında yaratıcı bulmakta zorlanırsa oyunun yönü hızla Fenerbahçe lehine döner.

2️⃣ Dış Şut Yüzdeleri – Fenerbahçe’nin Değişken Silahı

Partizan maçında görüldüğü gibi Melli–Jantunen–Biberovic üçlüsünün performansı temsilcimiz Fenerbahçe’nin tavanını yukarı çekiyor. Virtus’un fiziksel savunması bu alanı kapatmak isteyecek.

3️⃣ Oyun Kontrolü ve Tempo

Fenerbahçe oyunu yarı sahaya çekmek isterken Virtus daha fazla geçiş oyunu kovalayacak. Tempo Virtus’a kayarsa Edwards’ın bireysel patlamaları maçı dengeye getirebilir; fakat kontrollü bir yapıda Jasikevičius’un takımı daha sürdürülebilir bir seviyede kalacaktır.

Sonuç olarak, iki takım da formda olsa da biri elit savunma düzenine ve daha geniş hücum seçeneklerine sahipken, diğeri dar bir skor yapısıyla Edwards’ın sıcak eline bağımlı durumda. Bu denge, sahaya yansıyan enerji ve savunma istikrarıyla şekillenecek bir karşılaşma vaat ediyor.