Önİzleme: Hapoel Tel Aviv – Real Madrid (25.11.25)
25 Kasım 2025Euroleague 13. hafta mücadelesinde Hapoel Tel Aviv Salı günü saat 21:00’da Real Madrid ile karşılaşacak.
Güvenlik önlemleri nedeyiyle İsrail yerine Bulgaristan’da oynanacak ve her zaman olduğu gibi S Sport ekranlarında yayınlanacak karşılaşma öncesinde gelin takımların son durumlarına birlikte göz atalım, keyifli okumalar.
🔥 Hapoel Tel Aviv – Taraftarına Hasret Bir Lider
Hapoel Tel Aviv, Milano deplasmanındaki dominant galibiyetiyle EuroLeague’de zirvede tek başına oturmayı başardı. İlk 12 maç sonunda 9 galibiyetle liderlik koltuğunu paylaşmayan tek takım olmaları başlı başına etkileyici; ancak bunun daha da değerli olmasının nedeni, iç saha maçlarını gerçek evlerinden uzakta, Bulgaristan’da oynamaları. Nötr bir salonda bu seviyede üstünlük kurmak, hem takım kültürünün hem de koçluk kalitesinin göstergesi. Şu anki form düzeyleri, özellikle hücumda, EuroLeague’in çok üzerinde. 125.6 hücum reytingi ile ligin en dinamik ve üretken hücumuna sahipler.
Bu yüksek tempolu yapının merkezinde elbette Vasilije Micic bulunuyor. Anadolu Efes’te iki şampiyonluk kazandığı dönemdeki elit seviyesine çok yakın oynuyor. Oyun temposunu kontrol edebilmesi, verimliliği ve özellikle geçiş hücumu ile yarı sahada ürettiği avantajlar, Hapoel’in oyun aklını belirleyen temel unsurlar. Onun yanında ise Elijah Bryant, son bir ayda sergilediği “patlayıcı skor” performanslarıyla öne çıkıyor. Maç başına 15 sayı ortalaması, takımın istikrar kaynaklarından biri hâline geldiğini gösteriyor.
Antonio Blakeney’nin %47.5 üçlük yüzdesi, Hapoel hücumuna ekstra bir boyut katıyor. Özellikle zor şutlarda ve dengesiz pozisyonlarda bile bu istikrarı sürdürebilmesi, rakip savunmalar açısından büyük bir problem yaratıyor. Dan Oturu ve Johnathan Motley ikilisinin boyalı alan sertliği de bu hücumu tamamlıyor. Motley’nin şutunu güvenilir bir seviyeye çıkarması, onu sadece pota yakınında değil, orta mesafede de bir tehdit hâline getirdi. Tüm bunların birleşimi, koç Dimitris Itoudis’i doğal bir Yılın Koçu adayı haline getiriyor. EuroLeague’de ilk sezonlarında olmalarına rağmen böylesine dominant bir kimlik oluşturmak, sistemin gücünü ortaya koyuyor.
🛡️ Real Madrid – Arayış Devam Ediyor
Real Madrid, sezonun en büyük hayal kırıklıklarından biri olarak değerlendiriliyor. 6–6’lık dereceleri kağıt üzerinde kötü görünmese de, sahadaki performans bunu haklı çıkarmıyor. Kazandıkları maçların önemli kısmı geri dönüşlerle, dramatik sonlarla veya hakem kararlarının gölgesinde şekillendi. Son Zalgiris maçında da benzer bir senaryo yaşandı. Tartışmalı bir faul kararı ve iki teknik faul, maçın kaderini belirledi. Facundo Campazzo, bireysel zekasını ve tecrübesini kullanarak teması “gösterdi” ve kritik bir anda çizgiye giderek oyunu çevirdi.
Campazzo’nun 20 sayılık performansı sezonun en iyilerindendi. Theo Maledon da 25 sayıyla EuroLeague’de kendisinden beklenen ofansif patlamayı ilk kez gösterdi. Ancak Madrid’in temel problemi bireysel performansların süreklilik göstermemesi. Hücum aksiyonları dağınık, asist sayıları düşük, karar verme kalitesi zayıf ve oyuncuların çoğu iyi şut pozisyonlarına girmekte zorlanıyor. Bunun ana nedeni Campazzo’nun dalgalı performansı; çünkü onun dışında topu yere vurup avantaj yaratabilecek başka bir oyuncu yok.
Maledon’un potansiyeli yüksek, ancak Real Madrid gibi “kazanma kültürü” üst seviyede olan bir kulüpte sürekliliğini kanıtlaması gerekiyor. Hezonja, Deck ve Abalde gibi isimler tamamen guardların onlara yaratacağı şut kalitesine bağlı oynuyor. Bu bağımlılık, set hücumlarında hızı düşürüyor ve Madrid’i tahmin edilebilir hâle getiriyor. Savunmada ise geçen sezona göre düşüş var; ilk üç savunma takımından biri olmaktan uzaklaştılar. Scariolo’nun bu yapıyı toparlamak için öncelikle top paylaşımını, ardından yarı saha organizasyonunu yeniden tanımlaması gerekiyor.
🔍 Genel Değerlendirme – Form, Kimya ve İstikrar Farkı Sahaya Yansır mı?
Bu karşılaşma, zirvede yer alan bir takım ile kimlik arayışındaki bir devin buluşması niteliğinde. Hapoel Tel Aviv, Itoudis yönetiminde hem oyun kimliği hem sistemsel disiplin hem de mental güç açısından EuroLeague’in şu an en doğru çalışan yapılarından biri. Üstelik bunu gerçek iç saha atmosferinden uzak kalmalarına rağmen başarıyorlar. Hücumdaki çeşitlilikleri, Micic-Bryant-Blakeney üçlüsünün bireysel yaratıcılığı ve Motley-Oturu’nun boyalı alan etkinliği, onları durdurulması çok zor bir hücum makinesine dönüştürüyor.
Real Madrid cephesinde ise dalgalı bir yapı var. Campazzo’nun ritmine bağımlı hücum setleri, yaratıcı eksikliği ve şut kalitesindeki düşüş, özellikle tempolu takımlara karşı büyük bir dezavantaj yaratıyor. Savunmada eski dominantlık seviyelerini gösteremezken, hücumda da verimleri net biçimde geriye gitmiş durumda. Bu tablo, özellikle ritim takımlarına karşı sorun yaratıyor.
Genel çerçevede bakıldığında; Hapoel’in EuroLeague’in zirvesinde yer alan temposu ve verimli hücumu, Real Madrid’in zayıf şut dağılımına ve sorunlu yarı saha düzenine karşı bir avantaj oluşturuyor. Madrid’in maça tutunması için Campazzo-Maledon ikilisinin üst düzey yaratıcı performans sergilemesi şart. Hapoel ise oyun kimliğini koruduğu sürece her rakibe karşı olduğu gibi burada da güçlü konumda.


