Önİzleme: İsviçre – Türkiye (30.11.25)
30 Kasım 2025FIBA 2027 Dünya Kupası Avrupa elemeleri 2. maçında Türkiye, 30 Kasım Pazar günü saat 19:00’da İsviçre‘ye konuk olacak.
İsviçre’de oynanacak olan ve TRT Spor ekranlarında canlı yayınlanacak karşılaşma öncesinde gelin takımların son durumlarını birlikte mercek altına alalım, keyifli okumalar.
🇨🇭 İsviçre – Cesur Başlangıç, Yetersiz Fiziksel Seviye ve Dar Rotasyon
İsviçre basketbolunun uzun yıllardır en büyük hayali olan Dünya Kupası sahnesine adım atma hedefi, Sırbistan karşısında oynadıkları ilk maçta aslında hiç beklenmedik bir şekilde canlandı. Maçın ilk yarısında gösterdikleri olağanüstü şut performansı sayesinde 23 sayılık bir fark elde eden İsviçre, tarihlerinin en büyük sürprizine çok yaklaşmıştı. Ancak ikinci yarıda Sırbistan’ın sertleşen savunması, toplu baskısı ve fiziksel teması karşısında geri çekildiler ve 86–90 mağlup oldular. Bu karşılaşma, İsviçre’nin hem potansiyelini hem de temel zafiyetlerini net şekilde açığa çıkardı.
Özellikle hücumda pick-and-roll oyunlarını çok iyi işleten, topu doğru paylaştıran ve iç-dış dengesini kurabilen bir yapıdan bahsediyoruz. Selim Fofana–Yasmin Mambo ikilisinin ikili oyun performansı, rakip savunmayı sürekli geri adım atmaya zorladı. Fakat İsviçre basketbolunun yıllardır bilinen problemi yine sahneye çıktı: fiziksel temas ve ribaund üstünlüğü. Sırbistan karşısında, özellikle ikinci yarıda çember altında tamamen ezildiler, savunma ribaundlarında box-out disiplininden uzak kaldılar ve temas anlarında güç kaybettiler. Türkiye gibi atletik, sert ve uzun rotasyona sahip bir takıma karşı bu açıklar çok daha kritik hâle gelecek.
İsviçre’nin saha içi lideri tartışmasız Selim Fofana. Hem organize eden hem skor bulan bir guard olması, dar bir rotasyonla oynayan takımı ayakta tutuyor. Alex Schumacher ise Sırbistan karşısında beklentilerin üstüne çıkarak oyun kurulumunda düzen sağladı, fakat arkasında bir yedek guard olmaması, onun sahada olmadığı dakikalarda İsviçre’yi kaosa sürüklüyor. Paul Gravet’in dış şut tehdidi önemli bir artı, ancak fiziksel mücadele seviyesinde sorun yaşadığı her pozisyonda rakibe üstünlük sağlıyor. İsviçre, önceki pencerelerde evinde iyi iş çıkarmıştı, ancak bu kez karşısındaki seviye çok daha yüksek.
🇹🇷 Türkiye – Ataman Düzeni, Geniş Rotasyon ve Fark Yaratan Fiziğe Dayalı Oyun
Türkiye, Bosna-Hersek karşısında aldığı 93–71’lik net galibiyetle elemelere müthiş bir başlangıç yaptı. Maç ilk üç çeyrekte dengeli gitse de, özellikle son bölümdeki üçlük yağmuru ve 39–25’lik ribaund üstünlüğü, milli takımın bu seviyede ne kadar baskın olabileceğini tekrar hatırlattı. Ergin Ataman’ın takımın başında olması ve Larkin’in yokluğuna rağmen Tarık Biberovic’in takıma devşirme olarak katılması ve iyi peformans sergilemesi takımın hücum düzenini, skor hacmini korumasını sağladı.
Tarık Biberovic’in 20 sayılık performansı, dış tehdidin bu takım için ne kadar önemli bir parça olduğunu gösterdi. Şehmus Hazer’in savunma enerjisi, Kenan Sipahi’nin oyun kurma tecrübesi ve çok yönlü katkıları, Türkiye’nin guard hattını bu pencere özelinde oldukça güçlü kılıyor. Daha da önemlisi, Türkiye’nin uzun rotasyonu Avrupa’daki çoğu milli takımdan daha sağlam durumda. Ömer Yurtseven’in iyileşmesi, Ercan Osmani’nin gelişimi ve Sertaç Şanlı’nın deneyimi birleşince pota altında fiziksel ve taktiksel olarak ciddi bir avantaj oluşturuyorlar.
Bu milli takımın dikkat çeken diğer noktası, geniş bir rotasyon kullanabilmesi. Rakiplerin çoğu, özellikle İsviçre gibi takımlar, 7–8 oyuncuyla mücadele ederken millilerimiz 10–11 kişilik bir rotasyon kullanabiliyor. Bu da tempoyu yükseltme, fiziksel teması artırma, savunma baskısını diri tutma ve rakibin zayıf halkalarını hedefleme konusunda büyük avantaj sağlıyor. Ay-Yıldızlılar sadece yetenek olarak değil, savunma sertliği, atletizm ve tempo kontrolü bakımından da elemelerin en güçlü takımlarından biri olarak gösteriliyor.
🔍 Genel Değerlendirme – Fiziksel Seviye ve Rotasyon Kalitesi Bu Maçı Belirleyecek
Kağıt üzerinde İsviçre’nin pick-and-roll varyasyonları ve yüksek eforuyla maçın belirli bölümlerinde direnç göstermesi olası olsa da, karşılarında Avrupa’nın en derin kadrolarından birine ve sistem olarak çok daha oturmuş bir yapıya sahip 12 Dev Adam olacak. İsviçre’nin ilk yarıda etkili olabilmesi için yüksek dış şut yüzdesine ihtiyacı var; zira yarı saha yerleşiminde millilerimizin fiziksel sertliğine karşı avantaj bulmaları çok zor.
Millilerimiz ise tempoyu yükselttiği ve ribaundlarda üstünlüğü ele geçirdiği anda oyunu tamamen kontrolüne alabilecek kapasitede. Fofana ve Schumacher gibi yaratıcı guardlara karşı Kenan–Şehmus ikilisinin agresif savunması belirleyici olabilir. Ayrıca uzun rotasyonumuzun çemberi koruma ve hücum ribaundlarındaki potansiyel farkı, İsviçre’nin oyunda kalmasını oldukça zorlaştıracak.
Her iki takım kendi şartları içinde mücadele ediyor. İsviçre açısından bu maç bir sınav; Türkiye içinse hedefini doğrulayan, ciddiyet gerektiren bir karşılaşma. Oyun yapısı, fiziksel üstünlük ve rotasyon kalitesi göz önüne alındığında, maçın ritmini ve sertliğini belirleme konusunda avantaj 12 Dev Adam’ın elinde.

