Önİzleme: New Orleans Pelicans – Memphis Grizzlies (27.11.25)
27 Kasım 2025NBA Batı Konferansı mücadelesinde New Orleans Pelicans Perşembe günü saat 04:00’da Memphis Grizzlies ile karşlaşacak. Gelin birlikte bu zorlu maç öncesinde takımların durumlarını birlikte mercek altına alalım, keyifli okumalar.
🏠 New Orleans Pelicans – Krizi Sonlandıran Nefes Ama Kalıcı mı?
New Orleans Pelicans dokuz maçlık yıkıcı mağlubiyet serisinin ardından sonunda bir reaksiyon gösterdi ve Chicago Bulls’u 143–130 ile geçerek sezonun üçüncü galibiyetini aldı. Hücum verimliliği ligde dördüncü en kötü olan bir takım için 143 sayılık performans hayati bir moral kaynağıydı. Çünkü Pelicans’ın temel problemi yalnızca bitiricilik değil; top paylaşımındaki zayıflık, hücum organizasyonlarının durağanlığı ve tempo kontrolünde yaşanan dağınıklık. Ligde asist kategorisinde 23.1 ortalamayla son sırada olmaları da tabloyu net şekilde özetliyor. Savunma ise başka bir sorun alanı: rakiplere maç başı 125 sayı veriyorlar ve perimetre–boya hattı arasındaki iletişim kopukluğu sık sık ağır faturalara yol açıyor. Rebound konusunda da ligin alt çeyreğinde yer alıyorlar (23. sırada), bu da ikinci şans sayılarında rakiplerinin avantaj sağlamasına neden oluyor.
Bu kadar sorunlu bir dönemde Zion Williamson’ın dönüşü Pelicans adına kritik bir kırılma noktası. Zion uzun süredir hem sakatlıklar hem de kondisyon problemleriyle mücadele ediyor, fakat Bulls karşısında attığı 29 sayı, takımın hücumdaki yönlendiricisi hâline gelebileceğini hatırlattı. Onun boyalı alandaki dominasyonu, savunmaları üzerine çekmesi ve tempo arttığında yarı sahayı daraltması Pelicans’ın sistemsel olarak ihtiyaç duyduğu şey. Bu dönüşü destekleyen bir diğer faktör ise Saddiq Bey’in sürpriz çıkışı. Son iki maçtaki double-double’ları ve Chicago karşısındaki 20 sayı – 13 ribaund performansı, özellikle hücum ribaundlarında Pelicans’a nefes aldırdı. Trey Murphy’nin 20.2 sayı ortalamasıyla takımın skor lideri olması, Jeremiah Fears’ın 15.4 sayı ortalamasıyla istikrarlı bir üçüncü opsiyon hâline gelmesi ve çaylak Derik Queen’in 12.4 sayı katkısı, Pelicans’ın daralan rotasyonda hayatta kalmasını sağlayan yapılar. Yine de takımın savunma zaafları, düşük top dolaşımı ve yüksek top kaybı eğilimleri devam ettiği sürece tek bir galibiyetin sezonu ayağa kaldırmaya yetmeyeceği açık.
🚨 Memphis Grizzlies – Sistem Değişimi, İç Çatışmalar ve Belirsiz Bir Kimlik
Memphis Grizzlies cephesinde tablo nispeten daha iyi görünse de, 6–12’lik dereceleri onların da istikrarla ilgili ciddi problemler yaşadığını ortaya koyuyor. Denver Nuggets karşısında alınan 115–125’lik yenilgi, üst üste gelen iki galibiyetle oluşan olumlu havayı dağıtmış durumda. Hücumda ligin altıncı en iyi verimliliğine sahip olmaları, sistemsel olarak top paylaşımına dayalı bir oyun oynamalarının sonucu. 28.6 asist ortalamasıyla ligin en iyi takımlarından biri olmaları da bunu destekliyor. Ancak savunmada 116.9 sayı yedikleri için denge sağlanamıyor. Ribaund tarafında özellikle savunma ribaundlarıyla ayakta kalan Grizzlies, tempoyu yükseltmeyi amaçlayan oyun yapılarından istediklerini tam anlamıyla alamıyor.
Başantrenör Tuomas Iisalo’nun Avrupa basketbolundan getirdiği yüksek tempo, kısa süreli rotasyon, maksimum enerji prensibi NBA’de uygulaması zor bir model. Bu nedenle yıldız oyuncu Ja Morant ile yaşadığı fikir ayrılıkları takımın kimyasında sorunlar yaratmış durumda. Morant’ın düşük dakika oynaması, sakatlıklarla boğuşması ve ritim bulamaması onun skor katkısını sınırlıyor (17.9 sayı ort.). Jaren Jackson Jr. 17.8 sayı ortalamasıyla ikinci opsiyon rolünde, ancak fiziksel mücadelelerde zaman zaman geri düşüyor. Takımın en istikrarlı oyunlarından birini ortaya koyan Cedric Cowards, çok yönlü katkısıyla dikkat çekiyor: 13.8 sayı, 5.8 ribaund, 2.8 asist ve top çalma/blok katkılarıyla iki yönlü bir değer hâline geldi.
Denver karşısındaki en olumlu detay ise Jock Landale’ın 26 sayı – 10 ribaund ile sezonun en etkileyici performanslarından birini sergilemesi. Ancak Grizzlies’in en büyük problemi, çok sayıda oyuncunun çift haneli skor üretmesine rağmen gerçek anlamda “maçı çözen” bir liderinin olmaması. Takımda kolektif katkı geniş, ama bireysel sorumluluk alan oyuncu sayısı az.
🎯 Genel Değerlendirme – Sorunlar, Fırsatlar ve Oyun Tarzlarının Çatışması
Bu maç iki farklı basketbol felsefesini karşı karşıya getiriyor:
Pelicans’ın yıldız odaklı ama dengesiz yapısı ile
Grizzlies’in kolektif ama lider eksikliğine sahip sistemi.
New Orleans cephesinde yapı tamamen Zion Williamson’ın sağlığına ve form durumuna bağlı. Zion sahada olduğunda Pelicans’ın hücumdaki tehdit seviyesi iki katına çıkıyor, boyalı alan etkinliği artıyor ve takımın top kayıplarını azaltma ihtimali yükseliyor. Ancak savunmada yarı saha disiplininin zayıf olması ve rotasyon hataları Pelicans’ı kırılgan hâlde bırakıyor. Rebound eksiklikleri de özellikle Memphis gibi ribaunda agresif bir takıma karşı başlıca risk.
Memphis tarafında ise oyun bir sisteme bağlı, ancak Ja Morant–Iisalo gerilimi, hücumda kimin liderliği üstleneceği ve savunmada kimliğin kaybolması gibi sorunlar kritik. Çoklu skor opsiyonu avantaj gibi görünse de, maç sonunda karar verici kimliğinin eksikliği onları kırılgan kılıyor. Bununla birlikte yüksek asist oranı ve savunma ribaundlarındaki güçleri, oyunun belli bölümlerinde kontrolü ele almalarını sağlıyor.
Genel çerçevede bu karşılaşma, iki takımın da sezonun bu aşamasındaki tüm zorluklarını ortaya koyabilecek türden bir mücadele olacak. Pelicans’ın bireysel yetenek tabanlı hücumu ile Grizzlies’in sistem basketbolu arasındaki bu çatışma, maçın ritmini ve kimlik mücadelesini belirleyecek temel etken olacaktır.

