Önİzleme: Phoenix Suns – San Antonio Spurs (24.11.25)
24 Kasım 2025NBA Batı Konferansı mücadelesinde Phoenix Suns Pazartesi günü saat 04:00’da San Antonio Spurs ile karşılaşacak. Gelin maçın öncesinde takımların son durumlarını birlikte mercek altına alalım, keyifli okumalar.
🟦 Phoenix Suns – Zorlu Başlangıçtan Sonra Ritmini Bulan Güçlü Yapı
Phoenix Suns sezonun ilk haftalarında büyük hayal kırıklığı yaratmış olsa da, o dönemin yarattığı sorunları hızla geride bırakmayı başardı. Sezona galibiyetle başlamalarına rağmen hemen ardından gelen dört maçlık mağlubiyet serisi, özellikle Utah Jazz ve Memphis Grizzlies maçları gibi net favori oldukları karşılaşmalarda gelen kayıplar, yapının erken alarm vermesine yol açtı. Ancak o süreç takım için bir kırılma noktası hâline geldi. O mağlubiyetlerin ardından oynadıkları 11 maçın 9’unu kazanmaları, Suns’ın yetenek seviyesine uygun seviyeye çıkmaya başladığını gösteriyor.
Bu karşılaşmaya gelirken Phoenix ekibi iki maçlık bir galibiyet serisine sahip. Önce Portland Trail Blazers, ardından Minnesota Timberwolves’u mağlup etmeleri tesadüf değil; özellikle Minnesota karşısındaki performans sezonun karakter testlerinden biri niteliğindeydi. Maça güçlü giren, ilk yarıyı çift haneli avantajla geçen Suns, üçüncü çeyrekte kontrolü kaybedip son çeyreğe geride girmesine rağmen pes etmedi. Son dakika içine 8 sayı geride giren takım, olağanüstü bir seriyle maçı döndürdü ve Collin Gillespie’nin kritik şutuyla inanılması güç bir geri dönüşe imza attı. Gillespie’nin 20 sayı – 7 ribaundluk katkısı ve Dillon Brooks’un 22 sayıyla skor liderliğini üstlenmesi Suns’ın sadece yıldızlara bağlı olmadığını, derinliğini doğru kullandığında tehlikeli bir hücum takımı hâline geldiğini gösteriyor.
Bu dönemde dikkat çeken bir başka unsur, Phoenix’in savunmada da gözle görülür bir disiplin artırması. Kaybettikleri maçlarda büyük açıklar veren takım, kazanılan 9 maçlık periyotta rakiplerini düşük yüzdelerde tutarak oyunun iki yönünde daha dengeli bir hale geldi. Özellikle kanat savunmasında Brooks’un sertliği, Gillespie’nin enerjisi, Nurkić’in fiziksel varlığı ve takımın genel yardımlaşma seviyesi yükselmiş durumda. Suns artık yalnızca maç kazanan değil, maç kontrol eden bir takım görüntüsüne evrilmiş durumda.
🟨 San Antonio Spurs – Genç, Dinamik ve Tepeye Oynayan Bir Proje
San Antonio Spurs sezona en iyi başlayan takımlardan biri oldu. Beş maçlık galibiyet serisi, genç kadronun özgüven dolu yapısını ortaya koyarken, sonrasında gelen iki ağır mağlubiyet bile bu dinamiği bozmadı. Lakers ve Suns karşılaşmalarında yaşanan kayıpların ardından takımın tekrar üç maçlık bir galibiyet serisi yakalaması, bu grubun mental olarak ne kadar sağlam bir çekirdeğe sahip olduğunu gösteriyor.
Son üç galibiyetlerinde ortaya koydukları oyun oldukça güçlü. Sacramento Kings karşısındaki 123–110’luk zafer, ardından Memphis Grizzlies karşısındaki kontrollü performans ve son olarak Atlanta Hawks karşısında ürettikleri 135 sayı, Spurs’ün hücumda çok çeşitli opsiyonlara sahip bir takım olduğunu kanıtlar nitelikte. Hawks maçı bunu fazlasıyla doğruladı: Maça yavaş giren Spurs, ikinci çeyrekte adeta fırtına estirerek 46–26’lık bir periyot oynadı. Aynı maçta üçüncü çeyrekte ritmi kaybetmelerine rağmen son çeyrekte tekrar doğruları yaparak oyunu geri kontrol etmeleri, koç Popovich sonrası dönemin olgunlaşmaya başladığının işaretlerinden biri olarak görülebilir.
De’Aaron Fox’un liderliğinde 26 sayı – 9 asist ile oynadığı Atlanta galibiyeti, Spurs’ün lider oyuncularının bu sezon nasıl bir seviye yakaladığını net şekilde anlatıyor. Ancak sadece Fox değil; Jeremy Sochan’ın iki yönlü katkısı, Devin Vassell’ın istikrarlı skor gücü ve başta Keldon Johnson olmak üzere rol oyuncularının doğru yerlerde devreye girmesi Spurs’ü Batı’nın üst sıralarında tutuyor. Şu anda 11 galibiyet – 4 mağlubiyet ile üçüncü sıradalar ve oyun kimlikleri oldukça net: yüksek tempolu, pozisyon bilgisi güçlü, top paylaşımını önemseyen, enerjik bir takım.
🟩 Genel Değerlendirme – Formda İki Ekibin Karakter Savaşı
Bu maçın hikayesini belirleyen temel başlık, iki takımın da şu anda sezonun en formda dönemlerinden birini yaşıyor olması. Phoenix Suns kötü başlangıcın ardından yeniden bir elit takım kimliğine büründü; San Antonio Spurs ise genç çekirdeğiyle beklentilerin üzerinde bir istikrar yakaladı.
Phoenix açısından bakıldığında:
- Son 11 maçta 9 galibiyet
- Brooks–Gillespie ikilisinin yükselişi
- Savunmada disiplinin artması
- Minnesota karşısındaki geri dönüşle gelen özgüven
Spurs cephesinden bakıldığında:
- 11–4 derecesiyle Batı’nın tavan takımlarından biri
- Fox önderliğinde dengeli hücum organizasyonu
- Üç maçlık güçlü bir seri
- Genç oyuncuların güvenli rotasyon katkısı
Maçın teknik analizinde tempoyu kim belirleyecek? sorusu kritik. Spurs hızlı oynamayı seviyor ama tempo arttıkça Suns’ın Brooks liderliğinde daha fiziksel bir savunma koyma şansı olabilir. Suns ise yarı saha düzeninde daha oturmuş setlere sahip. Bu nedenle maçın gidişatı, Suns’ın savunması ile Spurs’ün temposu arasında bir denge savaşına dönüşebilir.
Sonuç olarak iki formda takımın mücadelesi, Batı konferansında sıralamayı doğrudan etkileyebilecek yüksek ritimli bir karşılaşma vaat ediyor.


